Ana sayfa Arşiv ATıNA’DA BıR GÜNDE 22 ANLAşMA ıMZALANDI ANCAK YUNAN GAZETECıLER TEMKıNLı

ATıNA’DA BıR GÜNDE 22 ANLAşMA ıMZALANDI ANCAK YUNAN GAZETECıLER TEMKıNLı

12
0

Başbakan Erdoğan’ın Atina ziyaretinde Türkiye ile Yunanistan arasında 22 anlaşma imzalandı. Ancak Yunan gazeteleri Yunan hükümetinin bayram havasına girmesin yanlış ve erken olduğunu yazdı. To Vima gazetesinde köşe yazarlığı yapan Vasilis Hiotis’in kaleme aldığı yazının başı dikkat çekti. Hiotis, “O Turkos Den Alazi” (Türk Değişmez” başlığını kullandı ve küçük meselelerde anlaşma sağlandığını ancak büyük meselelerde ilerleme yok ve durumun hep aynı olduğunu yazdı. Ruhban Okulu’nun açılmadığını, Ege ve Trakya’da isteklerin geri çekilmediği, ne de Türkiye’nin savaş gemilerinin Sunio yakınlarına gelerek tur atmalarının kesilmediği vurgulayan Hiotis, her defasında Yunanistan’da hükümetin değişmesiyle birlikte “Türkler her defasında açık kuçaklarıyla geliyorlar” diye devam eden yazıda, Yunan-Türk dostluğuna ilk önce Turgut Özal’la görüşen Andreas Papandreu’nun inandığını, sırasıyla Miçotakis ve Karamanlis’in de aynı yanlışlara düştüğünü belirtiyor. Onun için çok dikkatli olunmasını tavsiye eden Hiotis, yazısını “O Turkos Den Alazi” (Türk Değişmiyor) cümlesiyle bitiriyor. Başbakan Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasında hususi damgalı (yeşil) pasaportlara vizenin kalktığını bildirdi. Erdoğan, umuma mahsus (lacivert) pasaportlar için de vizenin kalkmasını temenni ettiğini söyledi. Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan Schengen sisteminden Türkiye’nin de yararlanması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakere sürecindeki bir ülke olarak Schengen’e de dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. Hilton Oteli’nde düzenlenen imza töreninde, Başbakan Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Yorgo Papanderu hazır bulundu. Başbakan Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu ile yaptıkları ortak basın toplantısında, “Yüz yıla yaklaşan bir süre içerisinde iki ülke için gerçekten bir dönemeç, böyle bir dönemece girdiğimizi buradan duyurmak istiyorum” dedi. “EGE’DEKı UÇUşLAR” Erdoğan, gazetecilerin “Ege’nin barış denizi olması konusunda silahlanmanın aza indirgenmesi yolunda herhangi bir adım atıldı mı?” sorusuna şu yanıtı verdi. “Ege’de uçakların adeta bir bombardıman uçağı olarak bombaları muhafaza şeklinde uçmasını biz artık istemiyoruz. Bunlar bağlı olmasın, diyoruz. Eğer tatbikat yapılacaksa bunlarsız uçsunlar diyoruz. Dolayısıyla bunlar barışın adeta bir simgesi olsun. Zaman içerisinde bunlar hiç uçmasın. Bu hale geliyoruz. Bunu başaralım. Savunma sanayiine yönelik karşılıklı olarak atılan bu adımların hepsi bizi farklı alanlarda yapacağımız yatırımlardan alıkoyuyor. “BATI TRAKYA’DA DA SEÇıLMış MÜFTÜ YOK. ATANMIş MÜFTÜ VAR. BURADA SEÇıLMış OLAN MÜFTÜ OLMASI LAZIM.” Bunun yanında önemli olan bir diğer adım, ülkemizde Lozan ile bağlantılı olan adımlar var biliyorsunuz. Sensinot Meclisi olayımız var. Bu konuyla ilgili attığımız adımlar var. Ben bunu değerli dostuma, meslektaşıma da söyledim. Kendilerinin de bu noktada bir girişimi oldu. Sensinot Meclisi’nin Türk vatandaşlarından oluşması lazım. Ama şu anda tabii Türk vatandaşlarından oluşmuyor. Dolayısıyla “Türk vatandaşlığına müracaatla biz bu sorunu çözelim” dedik. şu anda müracaatları aldık. Öyle zannediyorum ki önümüzdeki bir iki hafta içinde bu sorunu çözmüş oluruz. Dolayısıyla Lozan’ın gereği olan noktaya da gelmiş oluruz. Aynı şekilde Batı Trakya’da da seçilmiş müftü yok. Atanmış müftü var. Burada seçilmiş olan müftü olması lazım. Bu konuda biz özellikle Yunanistan’ın aynı şekilde yaklaşımını bekliyoruz. Diyoruz ki seçilmiş olan müftüyü Yunanistan Hükümeti onasın. Ve bu şekilde de oradaki vatandaşlarımız huzur içinde olsunlar. Eğer bazı sıkıntılar varsa bunların da zaten oturulup konuşularak giderilmesi mümkündür. şu bir gerçek, nasıl ki patriği seçme hakkını kendimizde bulmuyorsak, aynı şekilde de oradaki Müslümanların dini liderlerini tabii ki Yunan Hükümetinin seçmemesi gerekir. Bu ciddi bir yanlıştır diye düşünüyoruz ve bunun da giderilmesi gerekir diye inanıyoruz. Bu konuyu oturup konuşup süratle neticelendirmemiz lazım.” “HEYBELıADA RUHBAN OKULU” Büyükada’daki yetimhane konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, bu konudaki yargı sürecinin uluslararası hukuka yansıdığını, kendisinin gerekçeli kararı istettiğini ve bu gerekçeli kararın gelmesinin ardından hemen burayı kendilerine teslim etmeye hazır olduklarını Fener Rum Patriği Barşolomeos’a söylediğini bildirdi. Heybeliada Ruhban Okulu konusunda açıklamalar yapan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun bu konudaki çalışmaları sürdürdüğünü belirterek, “Çözüme yönelik çalışmalarda bir netice alacağımızı ben umut ediyorum. Bunun umudu içerisindeyim. Üzerinde çalışıyoruz. Temenni ederim ki burayı da kısa zamanda bir neticeye bağlarız. Ama ben de Sayın Papandreu’dan Atina’da Feşiye Camii’nin restorasyonu için müsaade istedim. Eğer bunu sağlarlarsa çok isabetli olur diye düşünüyorum” dedi. Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan bazı ifadeler şöyle: • “Ege Denizi’nin ayrıştırıcı bir deniz olmasını kabullenemiyoruz. ıstiyoruz ki Ege Denizi birleştirici bir deniz olsun, barışın bir simgesi haline gelsin. • Tabii bizim için AB üyeliği stratejik bir hedeftir. Yani şöyle, ‘elimizde bulunsun’ dediğimiz bir süreç değildir. • Türkiye’nin tam üyelik dışında her hangi bir hedefi bu süreçte yoktur. Bunun da böyle bilinmesini istiyoruz. • Bu arada Kıbrıs’ta bm müzakere süreci kaldığı yerden devam edecektir. • Yani ‘yeni bir Cumhurbaşkanı seçildi, acaba ne olacak?’ Bu ifadelerin hepsi bir kenara, süreç aynı kararlılıkta devam edecektir. • (Fener Rum Patriği Barşolomeos) ekümenik olarak tanıyor musunuz?’ Sorusuna gelince, beni rahatsız etmez. Ecdadımı rahatsız etmediğine göre beni de rahatsız etmez. • 50 bin kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye dışında yaşayan Rumlar’ın olduğunu biliyoruz. Bizim bu noktada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup da Türkiye dışında yaşayanlara karşı mesajımız olumludur. Gelip Türkiye’de yaşayabilirler. • Diyanet ışleri Başkanımın meşguliyeti olmasaydı ikisini (Bardakoğlu ve Barşolomeos) beraber alıp getirmeyi düşünüyordum. ıkisini beraber getirip aynı zamanda burada da Batı Trakya’daki dini temsilcilerle birlikte onları beraber görüştürelim istiyordum. Zamanlama noktasında örtüşmediği için böyle bir şeyi gerçekleştiremedik.” PAPANDREU: “ERDOğAN’IN ZıYARETı TARıHı BıR ZıYARET” Yunanistan Başbakanı Papandreu da Başbakan Erdoğan’ın alışıla gelmiş değil tarihi bir ziyaret yaptığını söyledi. ımzalanan anlaşmaların ziyaretin tarihi olduğunun göstergesi olduğunu söyleyen Papandreu, gerek Başbakan Erdoğan’ın, gerekse kendisinin bu ziyaretin tarihi olarak kalması arzusunu taşıdıklarını ifade etti. Papandreu, Başbakan Erdoğan’ın inisiyatif sahibi cesur bir lider olduğunu da kaydetti. Kıbrıs meselesine de değinen Papandreu, Kıbrıs konusunda adil, işler ve kalıcı bir çözüm önerisinin bulunmasının beklendiğini, böyle bir çözüme ulaşılmasının Türkiye ile Yunanistan arasında daha fazla yakınlaşma sağlayacağını belirtti. Türkiye’nin AB perspektifi konusunda da konuşan Papandreu, Yunanistan’ın bu süreçte ilk andan itibaren Türkiye’ye destek verdiğinin altını çizdi. “Türk savaş uçaklarının Ege’deki faaliyetlerini” de gündeme getiren Papandreu, bir yandan Schengen uygulamasının aşılıp Türk turistlere vize kolaylığı sağlanması çalışmaları sürerken, diğer yandan Türk savaş uçaklarının ihlallerde bulunduklarını savundu. Papandreu, ”Bu manzaranın geçmiş olarak adlandırılması ve geleceğe bakılması gerektiğini” söyledi. Papandreu, Türk savaş uçaklarının “girmeden kapıyı çalmaları”, yani uçuş planı sunmaları halinde kovalama yaşanmayacağı değerlendirmesinde de bulundu. Papandreu, Erdoğan ile yaptıkları görüşmede, “silahların karşılıklı olarak azaltılması noktasına gelinmesinde ve bu alanda yapılan harcamaların diğer konulardaki alt yapılara harcanması konusunda görüş birliğine varıldığını” söyledi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here