Ana sayfa Arşiv AMAN DıKKAT! BATI TRAKYA ELDEN GıDıYOR!

AMAN DıKKAT! BATI TRAKYA ELDEN GıDıYOR!

13
0

Kalikratis planının açıklanmasının ardından Batı Trakya’yı sözde koruyan milliyetçi borazancılar işbaşına geçti ve nemalandıkları kepçe ve kazanın ellerinden gideceği korkusuyla içi boş boğa boynuzuna üfleyerek ses çıkartmaya çalışıyorlar. Ama durum nafile, boşuna üflemesinler çünkü Batı Trakya Türkleri Yerel Yönetimler başta olmak üzere bu ülkenin kalkınması için her kademede görev almaya gayret gösterecek. Birileri Kalikratis ile Yassıköy belediyesinin Türklerin eline geçeceği konusunda her gün yaptıkları boş salata muhabbeti daha seçimlere uzun bir zaman olsada kabak tadı vermeye başladı. Bu durumu göz önünde bulundurarak bir yazı yazmak istedim, çünkü Yassıköy belediyesi elimizden hiç bir yere gidip kaçamaz ama vallahi bunlar kalpten gidecek galiba. Belki benim bu yazımdan sonra birazıcık olsun rahatlarlar ve gerçekleri görerek hareket etmeye başlarlar. Doğrusu bu “milliyetçi ırkçı zavallılar” havanda su dövüyorlar. Kalikratis planı uygulamasını ben işin başından beri takip ediyorum ve söylüyorum. Azınlık için yıllarca beklenen bir fırsattır. Aynı zamanda ülkemiz için de bir bulunmaz fırsattır. Batı Trakya için ise önemi daha da büyüktür, çünkü iki tolum birlikte çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacaktır. Oysa bu yıllar önce olmalıydı, bana göre geç kalınmış bir uygulamadır. Yunan devletinin ve gelmiş geçmiş hükümetlerin Batı Trakya’da yıllarca yanlış uygulamaları neticesinde Batı Trakya’da yaşayan Türk insanı yönetim mekanizmaların ve karar mekanizmaların dışında bilinçli olarak bırakıldı. Azınlık insanı hiç bir devlet kadrosunda yer almadı. Onu bırakın, azınlığın kendi öz be öz malı olan okullar elimizden dersleriyle birlikte alındı. Eğitime üst üste darbeler vuruldu, buda yetmiyormuş gibi birçok azınlık insanı ırkçı 19. Madde uygulamasıyla adeta ülkeden atıldı. şimdi artık yüzdük, yüzdük suyun sonuna geldik. Ama yine o karanlık birileri her zaman olduğu gibi burada da karşımıza çıkıyor. şimdi de eşitlik istemediklerini haykırarak belediyelerin birer Yerel Yönetim kurumları olarak değil, adeta birer vilayet olarak yönetilmesinden bahsediyorlar. Vallahi söyleyeyim, biz uyum ve eşitlik içinde yaşamak istiyoruz. Eşitlik ilkelerine ve kanunların bizlere vermiş olduğu haklar çerçevesinde birlikte yönetimi paylaşmak istiyoruz. Ülkenin sınırlarını değiştirmek değil amacımız, sadece Yerel Yönetimleri birlikte yönetmektir. Hatta Atina’da bizden bakan bile olmalıdır, neden olmasın ki? Biz bu ülkenin vatandaşları değilmiyiz? Oysa birileri sadece bir belediye başkanlığı görevini bize çok görüyor ve olmasın diye Atina’ya giderek ellerinden geleni yapıyorlar. Ben şunu anladım, demek ki yıllardan beri burada yaşayan Türklerin belediye başkanı v.s. olmaması için birileri hep aleyhte çalışmış. Bugün bu ortaya çıkıyor. Çünkü halen olmamasını istiyorlar. Baksanıza, Yassıköy belediyesi Türklerin eline geçecekmiş, eh ne olacak geçerse? Kiliselerde çanlar mı susacak? Kızılhaç inip yerine Kızılay mı geçecek? Batı Trakya elden mi gidecek? Allah size akıl fikir versin. DAMON DAMıANOS’A NEDEN DOKUNUYOR? Bir kez daha şunu anladım, “Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur”. Evet, deyim yerindeyse er veya geç bazı insanlar içlerinde sakladıkları kin ve nefreti kusuyorlar. Kalikratis planının açıklanmasından sonra büyük rahatsızlık duyan bölgemizdeki bazı sözde “Türk dostları” açıkça azınlıktan korktuklarını ortaya koyuyorlar. Yunanca gaztelerde çıkan haberlere bakılacak olursa, bizim azınlık olarak yöneteceğimiz bazı belediyelere “getolaşma” demeye başladılar. Yani Kalikratis uygulamasında Rodop ilinde bazı bölgelerde sadece azınlık köylerinden oluşan belediyelere karşı olanlar var. ıstekleri ise, azınlık köyleri ile çoğunluk köyleri harman çorman olsun da belediyeye Türk belediye başkanı seçilmesin. Eh ama ne yapalım be kardeşim, madem bukadar sıkı hesaplar içindesiniz ozaman zamanında bu Türk köylerinin içine Yunanlıları yerleştirseydiniz. Bunu neden düşünmediniz? Sözüm ona sayın Damon efendi Kalikratis’in açıklanmasından sonra sahneye çıkarak Gümülcine Belediyesinde yapılan toplantıda bu durumu eleştirmiş ve demiş ki, “Sirkeli-Kozlukebir-Mehrikoz-Hemetli “geto”suyla hemfikir değilim. Siyasi ve felsefe açısından Pasok’un ve Yorgo Papandreu’nun kolay çözüm felsefesine uygun değil. Bölgede herkes kendi vilayetini yönetmek isteyecektir” demiş. Kısacası benim anladığım bu olsa gerek.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here