Ana sayfa Arşiv ABTTF AGİT İKİNCİ TAMAMLAYICI İNSANİ BOYUT TOPLANTISI’NA KATILDI

ABTTF AGİT İKİNCİ TAMAMLAYICI İNSANİ BOYUT TOPLANTISI’NA KATILDI

12
0

9-10 Temmuz 2009 tarihlerinde Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu(ABTTF), Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı(AGİT) Tamamlayıcı İnsani Boyut Toplantısı’na katıldı. Din veya inanç özgürlüğü konulu konferansa Batı Trakya Türk Azınlığı’nı temsilen ABTTF Uluslararası İlişkiler ve Lobi Grubu üyesi Fatma Reşit ile Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) üyesi Pervin Hayrullah katıldılar. DİN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ Elli altı AGİT üye ülkesinin yanı sıra yaklaşık yüz on iki sivil toplum örgütünün katıldığı konferans, din veya inanç özgürlüğü alanında AGİT’in taahhütlerini uygulama konusunda kaydettiği ilerlemeyi tartışmayı amaçlıyor. Bu anlamda toplantıda AGİT alanında din veya inanç özgürlüğü alanında taahhütten uygulamaya, dini ya da inanç topluluklarının statüsü ve ibadet yerleri olmak üzere üç konu ele alındı. Sivil toplum örgütlerinin direkt katılımını sağlamak amacı ile toplantı, yalnızca sivil toplum örgütleri için düzenlenen yuvarlak masa toplantısı ile başladı. Bu aşamada sivil toplum örgütlerinin konu ile ilgili görüşleri tartışıldı. Ayrıca sivil toplum örgütleri tarafından sunulan yazılı bildiriler ile ilgili yorum getirilerek, tartışmaya açıldı. Devamında gerçekleştirilen açış oturumunda AGİT Demokratik Kuruluşlar ve İnsan Hakları için AGİT Ofisi(ODIHR) Direktörü Büyükelçi Janez Lenarčič, açış konuşmasını gerçekleştirdi. Lenarčič, din veya inanç özgürlüğü alanında kilometre taşı olarak kabul gören Viyana Kapanış Belgesi’nin kabul edilişinin 20. yılında Viyana Kapanış Belgesi’nin yalnızca AGİT alanında değil geniş anlamda uluslararası insan hakları alanında kabul gören bir metin olduğunu dile getirdi. Lenarčič, 21. yüzyılda din ve inanç ile ilgili olarak problemler ve gerilimlerin yaşandığını dile getirerek din ve inanç özgürlüğü ile ifade özgürlüğü arasındaki ilişkinin çatışma değil bağımlılık olarak tanımlanması gerektiğini ifade etti. Lenarčič, din veya inanç özgürlüğü temelinde bireylerin ya da toplulukların uğradığı ayrımcılığın başka bir problem olduğunu dile getirdi. Lenarčič, mevcut zorluklar ile mücadelede AGİT üye ülkeler ile sivil toplum arasında işbirliğinin önemine dikkat çekti. MÜFTÜLER SORUNU VE „TAYİNLİ İMAMLAR YASASI” Açış konuşmasının ardında söz alan sivil toplum örgütleri, AGİT üyesi ülkelerden din ve inanç özgürlüğünü garanti altına almalarını talep etmekle birlikte dinin pozitif işlevine inanmalarını istediler. BTAYTD üyesi Pervin Hayrullah, din ve inanç özgürlüğü alanında verilen taahhütlerin uygulanması konusunda AGİT’in takipçi olması gerektiğini dile getirdi. Hayrullah, ikili ve uluslar arası anlaşmalardan doğan haklar dikkate alınmaksızın devlet makamlarının müftülerin yargısal ve idari yetkileri nedeni ile seçilmek yerine atandıklarını ısrar ile söylediklerini ifade etti. Müftü sorunu ile ilgili olarak Hayrullah, Yunanistan’ın ikili ve uluslararası anlaşmaları imzalamak ile bu anlaşmalarda belirtilen hükümlere uymakla yükümlü olduğunu dile getirdi. Hayrullah, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı üyelerinin aile ya da miras hukuku alanında Şeriat Hukuku ya da Yunan Medeni Kanunu arasında seçim yapma hakkına sahip olduğunu ancak Müftü’nün yargısal yetkilerine dayanarak aldığı kararların yetkili Yunan mahkemeleri tarafından onaylanmaksızın yürürlüğe giremeyeceğini hatırlattı. Yanısıra Hayrullah, vakıfların Azınlık’ın kültürel, tarihi, ve dini miraslarının devamında önemli bir rol oynadığını dile getirerek hükümetin, vakıfların idari heyetlerinde görev alan kişileri atadığını not etti. Ayrıca Hayrullah, vakıfların vergi muafiyetine sahip olduklarını dikkate almaksızın devlet tarafından aşırı vergi ve yasal yaptırım uygulandığını belirtti. 10 Temmuz 2009 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda dini ya da inanç topluluklarının statüsü konulu ikinci oturum gerçekleştirildi. Bu oturumda ABTTF Uluslararası Çalışmalar ve Lobi Grubu üyesi Fatma Reşit söz alarak konuşmasını gerçekleştirdi. Reşit, dini ya da inanç topluluklarının özerk yapısına saygı gösterilmesi konusu ile ilgili olarak devletlerin hiçbir koşulda dini bir grup ya da örgütün inanç ve imanı ile ilgili konulara müdahale etmemesi gerektiğini dile getirdi. Reşit, devletin „içsel” ya da „doktrinel” olarak ifade edilen her konunun uzağında durması gerektiğini dile getirdi. Bu anlamda Reşit, kamu hizmetlisi olan Ortodoks Kilisesi’nde görev yapan din adamlarının Kilise tarafından göreve getirildiğini hatırlattı. Buna karşılık Reşit, İskeçe, Gümülcine ve Dimetoka atanmış müftülere bağlı olarak 240 imamın kamu hizmetlisi olarak görev yapmasını öngören 3536/2007 sayı ve tarihli yasanın Türk Azınlık’ın din ve inanç özgürlüğünün ihlal edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. CAMİLER VE MİNARELERİN YÜKSEKLİĞİ SORUNU Toplantının ibadet yerleri konulu son oturumunda öncelikle ibadet yerlerinin anlamı tartışıldı. Bununla birlikte ibadet yerleri konusunda karşılaşılan engeller ve problemler ile dini ya da inanç topluluklarının ibadet etme isteğini gerçekleştirme konusu ele alındı. Ayrıca ibadet yerlerine yönelik gerçekleştirilen nefret temelli eylem ve suçlar da toplantının gündemi çerçevesinde tartışıldı. Konu ile ilgili olarak Fatma Reşit, Yunan Anayasası’nın ibadet etme özgürlüğünü garanti altına almasına karşın 300.000’den fazla Müslüman’ın yaşadığı Atina’da ibadet için uygun bir cami ya da mezarlık olmadığını dile getirdi. Reşit, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın ibadet yerleri olan camilerin inşa edilmesi ya da restore edilmesi konusunda problem yaşadığını ifade etmek ile birlikte minarelerin yüksekliği sorununu gündeme taşıdı. Ayrıca Reşit, Rodos ve Kos adalarında yaşayan Türk Azınlık’ın ibadet etme özgürlüğü konusunda yaşadığı problemleri dile getirerek Rodos adasındaki 12 camiden yalnızca birinin din hizmetleri için açık olduğunu not etti. Konu ile ilgili olarak BTAYTD üyesi Pervin Hayrullah ise minareler sorununu tarihsel bir açıdan gündeme taşımakla birlikte Rodop ilindeki Demirbeyli, Kalenderköy ve Sirkeli köylerinde bulunan camiler için minare inşa etme izinleri sorununu dile getirdi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here