Ana sayfa Batı Trakya Haberler 29 OCAK 1988 ANMA ETKİNLİĞİ G.T.G.B. SALONUNDA GERÇEKLEŞTİ

29 OCAK 1988 ANMA ETKİNLİĞİ G.T.G.B. SALONUNDA GERÇEKLEŞTİ

23
0

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hak arama mücadelesinde dönüm noktası olan “29 Ocak 1988 Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü” adı altında Gümülcine Türk Gençler Birliği salonunda bir anma etkinliği düzenlendi. Anma etkinliğine başta Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsoluğu’ndan Muavin Konsolos sayın Berin Okur hanımefendi olmak üzere, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Rodop İli Pasok Milletvekili Ahmet Hacıosman, İskeçe İli Pasok Milletvekili Çetin Mandacı, sabık milletvekilleri İsmail Rodoplu ve İlhan Ahmet, D.E.B. Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş, Gümülcine seçilmiş müftü İbrahim Şerif, İskeçe seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, Belediye Başkanları, Yerel Yöneticiler, diğer Azınlık sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve etraf köylerden çok sayıda soydaş katıldı. Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu himayesinde yapılan anma etkinliğinde açılış konuşmasını, B.T.T.A.D.K.’da görevli Gülay Mehmet yaptı. O günün anlam ve önemini belirten kısa bir konuşmadan sonra, katılımcılara o günü fotoğraf ve görüntülerle anlata bir slayt gösterisi sunuldu. Daha sonra azınlık temsilcileri söz alarak birer konuşma yaptılar.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı Ve Rodop İli Pasok Milletvekili Ahmet Hacıosman:

“Birlik ve Beraberliğimizi Kaybetmemeliyiz”

Azınlığın kurum ve kuruluşların başkanı değerli soydaşlarım hepini selamlıyorum. Bu olayların başnda yer alan İsmail Rodoplu’yu aramızda görmekten, vermiş olduğu o mücadeleden dolayı kendilerine uzun ömürler diliyorum. Allah bir daha Batı Trakya Türküne, böyle bir acılı gün yaşamasına izin vermesin. O günleri hatırladığımız zaman Batı Trakya Türkü bu ülkenin bir vatandaşı olarak her türlü sorumluluğunu yerine getiren bu insanların, vatandaşlık haklarından mahrum bir şekilde yaşamanın yanında da hakaretleri görmüş bir durumda 29 Ocak 1988 günlerine geldik. O günlerdeki birlik ve beraberliğin, bu davaya sahip çıkışın neticesinde Batı Trakya Türkü kimliğini, varlığını bütün dünyaya duyurmuş oldu. O günlerde emeği geçenlere uzun ömürler diliyor ve aramızdan ayrılan soydaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyroum. 1990 yılına da geldiğimizde o yıl da yaşanmaması gereken olayları yaşadık. O günlerdeki vatandaşlık sıkıntılarının, bu gün de devam ettiği söylemek mümkün değil. Ama azınlık konularındaki sıkıntılar, bu konuda atılması gereken adımların var olduğunu da söylemek gerekir. Bizler bu konu da yetkililere diyoruz ki, bu hakların bizlere verilmesi en doğal hakkımızdır. “Olaylara El Birliğiyle Samimi Bir Şekilde Yaklaşmalıyız”

Eğitim, müftülük ve vakıflar konusunda daha çok adımların atılmasını talep etmekteyiz. Bizlere düşen görev, birlik ve beraberliğimizi hiç bir zaman kaybetmememiz gerekir. Bizleri güçlü kılan, bizlerin varlığını dimdik ayakta kılan en büyük unsurlarından birisi, birlik ve beraberliktir. Buna dikkat etmemiz gerekir. Olaylara karşı el birliğiyle samimim bir şekilde yaklaşmalıyız. Türkiye Cumhuriyeti Başbakan yardımcıs Sayın Ali Babacan’ın en son Davos’taki konuşmasında dünyaya Avrupa Birliği’ne seslenerek Yunanistan’ın iflasına izin vermeyin. Çünkü arkasından o iflasın sırası size de gelmektedir. Burada gururla söylemek istiyorum, Türkiye cumhuriyeti Avrupa Birliği’nde, Davos’ta Yunanistan’a karşı bu zor günlerde vermiş olduğu destekten dolayı büyük onur ve gurur duymaktayım. Buraya geldiğinizden dolayı hepinize saygı ve selamları sunuyorum, sağolun, varolun.

İskeçe İli Pasok milletvekili Çetin Mandacı:

Batı Trakya Türk Azınlığı Milli Direniş günü dolayısıyla bütün konukları ve soydaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. İsmail Rodoplu’ya iyilik sağlık uzun ömürler diliyorum. Arada çeyrek asır geçmesine rağmen bu gün ne değişti. Vatandaşlık hakları ve diğer konularda bir çok sorun çözüldü. Ama o günlerde azınlığa uygulanan baskıcı ayırımcı politikaların sonucu, bizler milletvekili olarak bu sonuçları yaşamaktayız.

“Sıfır Artı Sıfır Elde sıfır”

Düşünün ki 60 bin tane insanın vatandaşlığı ellerinden alınmış. Ailelerin yarısı burada yarısı Türkiye’de. Bu azınlığın bu kadar çile çekme noktasında, bunların hepsinin birer siyasi karar olduğunu söylemek gerekir. Çünkü siyasetçiler o şekilde istediler ve o şekilde oldu. Biz bunların bedelini hep ödedik, ödemeye de devam edeceğiz. Müftülük makamımız işgal altında, vakıf mallarımızı kullanamamakta, eğitim sorunu da bir kültür erezyunu içinde olduğunu görmekteyiz. Bazı gelişmler oldu, fakat sorunu kökünden çözecek bir gelişme olmadı. Ben bakanlıklarda da yapılan görüşmeler neticesinde sıfır artı sıfır elde sıfır, ben açıkçası umutlu değilim. Ekonomi konusuna gelince biz aynı geminin içindeyiz. AB fonlarından yararlanmasına rağmen ülke yine bu hale geldi. Ülke bu hale gelmişse bunda azınlığımızın da ahı vardır. Çünkü insanımız yıllarca az çekmedi.

Onları Yunan Okullarına Gönderirlerse Azınlık Okullarına Sahip Çıkmazlarsa Bu İş Olmaz

En önemli konulardan bir tanesi de dil konusu. Bütün köylerde anaokulları tek dilde açılmış, ilkokullara baktığımzda durumu söylemeye hiç gerek yok. Ama biz de bir şey yapmıyoruz sanki. İş iki milletvekiline havale edilmiş, biz de kendimizce bişey yapmaya çalışıyoruz. Ben ce burda sanki bıçak kemiye dayanmamış. Eğer biz evlatlarımızı, özellikle yüksek tahsilliler ben türkçeyi biliyorum şeklinde hareket ederek, onları yunan okullarına gönderirlerse azınlık okullarına sahip çıkmazlarsa bu iş olmaz. Öndeki kişiler bunu yapmaz ise, halk onları ne kadar takip edebilir. Bence kendimize çeki düzen vermek zorundayız. Bazı sorunları çözümü noktasında acil önlemlerin alınması lazım. İnsanlar seçim zamanında güvenerek bize oy vermişse ben de bunu karşılığını vermek zorundayım. Eğer mensubu olduğum bu parti bu azınlığa bişey yapmamışsa ben de buazınlık bir oy isteyemem. Bana tek kalan bişey brakın oy istemeyi, mensubu olduğum partiden aday olmamak heralde bana yakışacak bir harekettir. Bundan sonra zaman getirir, bunu da hep birlikte değerlendireceğiz.

İsmail Rodoplu:

29 Ocak günümüz mubarek olsun. Azınlığımıza Allah tekrar o günleri göstermesin. Bize insan gibi davransınlar, biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bizleri beğenmezlerse mübadele yapsınlar, Lozan’ı tazelesinler.

Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif:

“29 Ocak’ta Halkımızın İyi Niyeti Vardı Fakat Bunu Karşı Taraf Anlamadı”

 

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Milli direniş günümüz 29 Ocak 1988 kutlu olsun. 29 Ocak olaylarının başlangıcı 1923’te başlayıp 1988’de sona ermiştir. Eğitim kurumları üzerinde büyük oyunlar oynanmış, okullarımızın tabelaları indirilmiş ve öğretmenlerimize görevleri verilmemişti. 1967 cuntası da eğitimimize darbe vurmuştur. Buna akademiyle birlik büyük darbe vurmuştur. 1980 yılındaki yasayla vakıf mallarımızı valiliğe teslim ettiler. Daha sonra müftülük makamımız işgal altına girdi. 29 Ocak’ta halkımızın iyi niyeti vardı fakat bunu karşı taraf anlamadı. Bizler Türk kelimesi kullandık diye rahmetli dr. Sadık Ahmet ile birlikte 18 ay hapis cezasına mahkum olduk.

“Azınlık Haklarımız Asla verilmedi”

Bireysel haklarımızın bir kısmı verildi. Ama azınlık haklarımız asla verilmedi. Eğitim kusunda bizler çift dilli eğitim derken, yönetim hala tek dilde ısrar ediyor. Son olarak geçmişte olduğu gibi azınlığın davalarını burada tartışıp burada karar vermemiz gerekir. Burada toplanmamız gerekir. Biz karar bunu anavatana da vatana da bildirmemiz lazım. Maalesef dağıldık toplanmıyoruz, diyalog yapamıyoruz. Konuşmuyoruz, herkes köşelerde konuşuyor.

İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete:

“29 Ocak’lar Türklüğümüzü pekiştirdi”

Hepinizi ateşli bir gecede sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 29 Ocak bayrammız kutlu olsun. 1988-90 yıllarında demokrasinin beşiği bize bunu mu veriyor. Devlet müftülük sorununu bizim istediğimiz şekilde çözemeyecektir. Kendi istediği şekilde çözecektir. 29 Ocak’lar bizi pişirdi, bize Türk olduğumuzu, pekiştirerek öğretti. Türk olduğumuzu inkar ettiler. Ben mütekabiliyet esasına inanıyorum ve bunu istiyorum.

D.E.B. Partisi Başkanı Mustafa Ali Çavuş:

“Bizler yeniden bu hak arama mücadelesini başlatmı bulunuyoruz”

29 Ocak milli direniş günümüz kutlu olsun. O zaman gururlu ve onurlu bir mücadele verilmiştir. Biz o günleri takip ederek gözlemleyerek büyüdük. 23 yıldan bu yana vatandaşlık haklarında çok az bir ilerleme sağlanmıştır. Fakat azınlık haklarında hiç bir ilerleme sağlanamamıştır. Vatandaşlık haklarında sadece ehliyet ve tapu alabilmişiz. Bizi burada lozan’da bırakanlar, bu devlete köle olarak çalışalım diye bırakmadılar. Bizler onurlu ve gururlu birer Batı Trakya Türküyüz. Bizler hep iyi niyetimizi koruduk, yunan devletine karşı gerekli olan iyi niyeti sonuna kadar verdik. Ama soruyorum bu iyi niyet nereye kadar. Bizler yeniden bu hak arama mücadelesini başlatmı bulunuyoruz. Hepimize hayrlı uğrlu olsun.

G.T.G.B. Başkanı Koray Hasan:

“Bizler Eğer Gerekirse Bir İkinci 29 Ocak’a Varız”

 

Batı Trakya Türkü 29 ocak 1988 de hak arama yolunda bıçak kemiye dayanmış ve bu azınlık tek yumruk halinde bir mücadele başlatmıştır. Bu gün Batı Trakya Türkünün milli günüdür, bir milattır. Bizler Batı Trakya Türk gençliği olarak eğer gerekirse bir ikinci 29 Ocak’a varız.

İ.T.B. Başkanı Ahmet Kara:

29 Ocak milli direniş gününü bizden küçüklere çok iyiy anlatmamız, o duygu aktarmamız gerekir. Bunu anlatamazsak bu günü anmak için bir burada insan da bulamayız. 29 Ocak’ların bir önceki gibi gerçekleşmesi için şapkamızı önümüze koyarak tekrar düşünmeiz gerekir. Bu konuları tartışmalıyız. Biz burada varız bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz.

 

BTTÖB Başkanı Sami Toraman:

Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman’da kürsüye gelerek günün anlamına uygun bir konuşma yaptı. Toraman özetle şunları dile getirdi.

“Bu akşam buraya katılanlar ne için katıldıklarını bilir. Katılmayanlarda kendileri bilir diyerek bir sitem etmek istiyorum. 29 Ocak 1988 yılına nasıl gelindiğini hep birlikte tespit etmek zorundayız. Baskının sonucudur 29 Ocak 1988. Balkanlar’da, Rodopların Kuzeyinde esen sert rüzgarlar, oradaki insanların yüreğini yaktı, ama bizimkilerinide burada dağlayıp geçti. Biz de bundan nasibimizi aldık. Batı trakya Türk Azınlığı dünya’da andlaşmalarla bırakılmış tek Azınlıktır. Bunu kimsenin gözardı etmemesi gerekir.” Dedi.

 

B.T.A.Y.T.D. Başkanı Erkan Ruşen:

29 Ocak milli kimliğimiz ispat günüdür. Bunun neresi acayip neresi suçtur. Bizler Türk olara doğduk Türk olarak yaşamaya devam edeceğiz. Bu hak arama mücadelemiz daimi olarak devam edecektir.

 

Arif Hüseyinoğlu:

“Allah kimseye o günleri yaşatmasın.”

Son bölümde G.T.G.B. eski başkanlarından Arif Hüseyinoğlu, o güne nasıl gelindiğini ve o günde yaşananları daha ayrıntılı bir şekilde katılımcılara aktardı. Hüseyinoğlu, “29 Ocak günü bizim Milli birliğimiz ve beraberliğimizin günüdür. Son konuşmacılar her zaman en zor konuşmayı yaparlar. Bu akşam ben de son konuşmacıyım. Buralara nasıl gelindi onları konuşmamız lazım. Siyaseti değil, siyaseti başka bir yerde başka bir toplantıda konuşmamız gerektiğine inanıyorum. O günleri gelecek nesillere iyi aktarmak gerekir. Ben ve çalışma arkadaşlarımız o günlerde neler yaşadık biz biliyoruz. Sayın Ahmet Hacıosman ve diğer arkadaşlar herkes elinden geleni yaptı o dönemde. Polisler etrafı sardı, 3-4 kişi bir arada gördüğümüz anda sizi tutuklarız dediler bize. Ben de kendilerine bakın 8 kişiyiz alın tutuklayın dediğimi bugünkü gibi hatırlıyorum. Dükkanların kırılmalasından önce o dönem Samaras’ın Gümülcine’de bir otelde Mitropolit ve bazılarıyla bir toplantı yaptığı haberlerini aldık. Ama neden nasıl bilmiyorduk. Türk dükkanları bunlar kırın, Yunanlılarınkilere dokunmadılar. O zor günleri yaşadık. 29 Ocaklar’da bire bir eşitiz. Ancak bundan sonra ne olur bilinmez. Allah kimseye o günleri yaşatmasın.” Dedi.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here